Yorum: Steve Bannon gibiler ABD'nin gerçek düşmanıdır

2019-05-16 21:31:47

 Sheng Yuhong, CRI

 “Pireye kızıp yorgan yakmasıyla” bilinen “sabık danışman” Steve Bannon, nihayet yüzünü bir kez daha gösterdi. Bir süre Beyaz Saray danışmanlığı görevinde bulunan Bannon, Ağustos 2017'de görevden alındı; Bannon görevden alınmasının kızgınlığıyla çeşitli yerlerde sahneye çıkarak Çin'i karalayan klişelerini sıraladı ve gündemde kalmaya çalıştı.


ABD hükümeti Çin'e karşı “vergi sopasını” bir kez daha kaldırırken, Bannon bu fırsatı kaçıramazdı, uzunca bir yazı hazırladı. Bannon bu yazısında altı açıdan “Çin'in artık ABD'nin en büyük düşmanı olduğunu” savundu ve Çin'le yaptığı “ekonomik savaş”ta taviz vermeme, tarife sopasını sonuna kadar kullanma konusunda eski patronu Trump'a gaz verdi.


Bannon'un kerameti kendinden menkul 6 kanıtını dikkatle incelersek mantıksal sorunları olduğunu teşhis edebiliriz. Histeriye yakalanmış bu zihniyet, aslında bir yanıtı bile hak etmiyor.


Örneğin, Bannon yazısında Çin'i sanayileşmiş ve demokratik ülkelerle “ekonomi savaşı” yapmakla suçluyor. Oysa Çin'in Kuşak ve Yol inisiyatifi dünyada ortak istişare, ortak inşa ve ortak paylaşıma dayalı en büyük platformu kurarak en beğenilen kamusal ürün haline geldi. Bannon, Çin-ABD ticari anlaşmazlığını “köklü çatışma” olarak niteleyerek ABD'nin vergi meselesinde tavrını korumasını istedi. Savaş sevdalısı bu kafa, hem tarihi tecrübelerle öğrenilen “ticaret savaşlarının galibi olmaz” dersini hiçe sayıyor, hem de dünya halklarının iradesine aykırı oluyor. Bunun dışında, Çin'in “hırsız”, “yağmacı” olduğu yönündeki iddiaları tamamen asılsız. Çünkü 2017 yılında Çin'de patent, marka ve endüstriyel tasarım gibi fikri mülkiyetlerin başvuru sayısı dünyada birinci sırada yer aldı. 2018 yılında Çin'in inovasyon endeksi 5 sıra ilerleyerek dünyada 17. sıraya yükseldi. Çin dünyanın en büyük fikri mülkiyet sahibiyken, “hırsız” yakıştırmasının dayanağı nedir?


Çin'in “küresel hegemonya” kurmak istediğini söylemek de aslında Bannon'un kendi bilinçaltının ifadesidir. Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 15 Mart'ta düzenlenen Asya Medeniyetler Diyaloğu Konferansı'nda, “Samimiyet, dürüstlük, iyi komşuluk, diğer ülkelerle uyum sağlama, Çin uygarlığının öteden beri izlediği yaşam becerisidir” demişti. Xi Jinping, “Ne kadar gelişirse gelişsin Çin asla hegemonya, işgal peşinde koşmaz. Kendi yaşamış olduğu acıları diğer halklara dayatmaz” sözünü defalarca söyledi.


Bu tip siyasetçilerin “Ortak kader topluluğu” söylemini anlamaları zor


Xi'nin ileri sürdüğü “insanlığın ortak kader topluluğu” kavramı, Çin'in dünyanın çeşitli ülkeleriyle birlikte kalkındığı, güvenliği ortaklaşa koruduğu, yönetişime beraber katıldığı ve sonuç meyvelerini ortak paylaştığı iradeyi yansıtır. Dünyanın tüm insanlığa ait olduğuna inanan ve herkese karşı sorumluluk hissiyatına dayanan bu dünya görüşünün, “Önce ABD” veya “En büyük benim” sloganlarına sarılan dar görüşlü ve bencil Amerikalı siyasetçiler tarafından anlaşılması elbette zordur.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor