Haber Analiz: AB'den yaptırım bağımlısı ABD'ye destek yok

2018-08-27 17:23:39

Çin'de “Haziran havası, çocuk yüzü gibidir” diye bir söyleyiş vardır; yani bir anda değişir. Nitekim, ABD-AB ikili ilişkileri tam da buna uyuyor. Temmuz ayı sonunda ABD Başkanı Donald Trump ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, Beyaz Saray'da bir araya geldiklerinde ikili ilişkilerde balayına girildiğini ilan etmişti. Ağustos ayına gelindiğinde ise iki taraf karşılıklı eleştiriler yöneltti ve ikili ilişkilerde zor bir döneme girilmiş oldu.

İran'a yaptırım uygulanması sorunu, ABD ve AB arasındaki ilişkilerde yeni bir gerginliğe yol açtı. Mayıs ayında İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekildiğini ilan eden Washington, 7 Ağustos'ta ise finans, otomotiv, metal ve madencilik gibi enerji dışı alanlarda İran'a yaptırım uygulamaya başladı. Dahası ABD, 5 Kasım itibarıyla enerji ve deniz taşımacılığı alanlarında da ikinci tur yaptırımları başlatmayı planlıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, 6 Ağustos'ta İran'a karşı yaptırımlardan sorumlu özel bir ekip kurdu. Ekip, tüm ülkelerin 4 Kasım'dan önce İran'dan petrol alımını durdurması gerektiğini, buna uymayanların ABD'nin yaptırımlarına maruz kalacağını açıkladı.

ABD, yaptırımları kullanarak Ortadoğu'daki hegemon rolünü sürdürmeyi istiyor. Bu hedefe ulaşmak için müttefikleri dâhil, herhangi bir ülkenin İran ile normal şekilde ticaret yapmasına da karşı çıkıyor.

Esasen, ABD'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları AB ülkelerine şu ana kadar büyük zararlar getirmiş durumda. İran'ın ABD'nin yaptırımlarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatması, AB'nin enerji güvenliğini büyük tehdit altında bırakabilir.

Başka bir deyişle, ABD'nin sürekli yaptırımlara başvurması, AB'nin çıkarlarını ciddi şekilde zedeledi ve tahammül sınırlarını aştı. ABD'ye karşılık vermek zorunda kalan AB, ilgili kanun ve düzenlemelerini güncelleyerek, AB işletmelerinin ABD yaptırımlarına uymaları gerekmediği ve ilgili şirketlere tazminat ödenebileceği kararını aldı.

AB'nin 23 Ağustos günü açıklanan kararında İran'a ülkenin ekonomik ve sosyal gelişmesine destek sağlamak, Amerikan yaptırımlarının olumsuz etkilerini telafi etmek ve İran nükleer anlaşmasını korumak için 18 milyon avroluk yardım sağlanacağı duyuruldu.

18 milyon avroluk yardım, meblağ olarak büyük olmasa da, taşıdığı siyasi anlam açısından çok önemli.

Öte yandan, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Josef Maas, Alman basınında çıkan bir makalesinde, ABD'den bağımsız bir küresel ödeme sistemi kurulması çağrısında bulundu. Maas, ABD'nin AB'nin çıkarlarına rağmen adımlar atmasına izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Alman bakan, Washington ile ortaklığın yeniden gözden geçirilmesi çağrısında da bulundu.

Söz konusu beyan ve eylemler, AB'nin Washington'un “Önce Amerika” politikası doğrultusunda, canı her istediğinde herhangi bir ülkeye yaptırım uygulamasından, bu suretle çok taraflılığı ve uluslararası kuralları zedelemesinden çoktandır rahatsız olduğunu apaçık ortaya koyuyor.

Aslında, AB'nin memnuniyetsizliği sadece ABD'nin İran nükleer anlaşmasından tek taraflı olarak çekilmesinden kaynaklanmıyor.

Mevcut ABD yönetiminin göreve gelmesinden bu yana izlediği “Önce Amerika” politikası ve uyguladığı bir dizi tek taraflı girişim, ABD ve AB'yi ticaret politikaları, NATO'nun kolektif güvenliği, AB'nin entegrasyonu, mülteci ve göçmen politikaları ve küresel yönetişim gibi konularda ayrılığa itti.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor