Haber Analiz: Amerika kendisine günah keçisi arıyor

2018-10-05 20:44:20

   ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, dün Washington'da yaptığı konuşmada Çin'in iç ve dış politikasıyla ilgili asılsız suçlamalarda bulunarak Çin'i ABD'nin iç politikası ve seçimlerine karışmakla suçladı. Çin Dışişleri Bakanlığı da bu suçlamalara karşılık olarak Pence'in konuşmasını “asılsız ve kafa karıştırıcı” olarak niteledi ve Çin'in bu suçlamalara karşı çıktığını vurguladı.


  Aslında Pence'in konuşması öncesinde medyada Beyaz Saray'ın “yepyeni” bir Çin politikası çizeceği yönünde iddialar yer almıştı. Bu iddialar küresel basının iştahını kabartmıştı. Ancak Pence'in konuşması hayal kırıklığı yarattı. Çünkü Pence'in bahsettiği birçok konu Amerikan basınında daha önce de gündeme getirildi. Sözde “kanıtlar”ın büyük bir kısmı medyada yer alan haberlere dayanıyordu. Ancak bu sefer Çin'le ilgili uydurulan “suçlar” yeniden süslenerek paketlendi.

      Yeni bir bilgi yoksa, Beyaz Saray neden Çin'i karalayan bir “kampanyayı” şu aşamada ortaya koydu? ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 8 Ekim'de Çin'i ziyaret edecek. Ziyarette ikili ilişkiler ve iki tarafı ilgilendiren uluslararası ve bölgesel sorunlar üzerinde fikir alışverişinde bulunulacağı öngörülüyor. ABD, bir yandan üst düzey bir yetkiliyi Çin'e gönderiyor, bir yandan da Çin'i kapsayıcı bir şekilde suçluyor. ABD'nin bu yaklaşımı yabancı değil. Çünkü geçen yılın yarısında Çin ile ABD arasında yaşanan ticari anlaşmazlığa karşı, ABD başından beri bu “baskıyla müzakere ilerletilmesi” biçiminde pazarlık yapıyor ve kendisine dafa fazla siyasi kaynak kazandırıyordu.

      ABD'nin Pence'in son konuşmasıyla Çin'e kapsayıcı bir eleştiri yönelten yaklaşımından altında, yurt içi siyasi ve seçim çıkarlarına odaklanması ve seçim öncesinde kendisine “günah keçisi” arama kaygısı ve telaşı yatıyor. Bazı Amerikan medyasında göre, ABD hükümeti hem “Rusya sorgulaması”nı gündemden çıkarmak hem “Çin kartı” oynayarak oy kazanmak istiyor hem de baskıyı artırarak Çin'in boyun eğmesini sağlamayı amaçlıyor.

      Oysa, Çin hiçbir zamanda üçüncü bir ülkenin iç işlerini karıştırma meraklısı olmadığı gibi böyle bir iradeye ve vakte sahip değil. Zaten Çin öteden beri hiçbir ülkenin iç işlerine karışmama ilkesini izlemesi bunun en önemli nedenlerinden biri. Ayrıca Çin'de 30 milyon nüfus henüz yoksulluktan kurtarılamadı ve henüz pek çok kalkınma planı gerçekleştirilemedi. Özetle, Çin'in diğer ülkelerin işini karıştıracak vakti zaten yok.


Bu konuyla ilgili ABD İç Güvenlik Bakanı Kirstjen Nielsen şunları söyledi: “Bugüne kadar Çin'in 2018 seçimlerini bozduğu veya değiştirdiğini destekleyen kanıt olmadı.” CNN ve Reuters gibi büyük basın kuruluşları da ABD'nin bu suçlamasının asılsız olduğunu savundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü de “Kim diğer ülkenin egemenliğini ihlal ediyor, kim başkasının iç işlerini karıştırıyor ve çıkarlarına zarar veriyor? Bu soruların cevabı konusunda uluslararası toplum hem fikir” demişti.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor