Xinjiang'ı ziyaret eden gazeteciler anlatıyor

2019-08-17 14:27:46 CRI

Çin hükümetinin Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi'nde terörizm ve aşırılıkçı düşünce ile mücadelesi uluslararası gözlemciler tarafından dikkatle takip ediliyor.

Yıl içinde Afganistan'dan Arjantin'e kadar çok sayıda ülkeden 200 delegenin hazır bulunduğu "Etnik gruplar arasında dayanışma ve birlik: Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi Pratiği" isimli etkinliğe katılan Ulusal Kanal Haber Müdürü Mehmet Kıvanç, Beijing yönetiminin güvenlik ve özgürlük arasında denge kurmak istediğini söyledi.

Urumçi şehrinde de incelemelerde bulunan Kıvanç, Batı basınındaki iddiaların aksine Uygurların kültürel haklarını kullandığının altını çizdi. "Kaldığım otelde sürekli Uygur kanalları izledim. Çarşıda pazarda Uygurca duydum, yollarda tabelalarda Uygurca ve Çince tabelalar birlikte asılıyor." diyen Mehmet Kıvanç, şöyle devam etti:

"Çin Halk Cumhuriyeti etnik politikada öz güvene sahip. Kültürel inkâr olmadığı gibi aksine Uygurların kendi dillerini kullanması anayasal güvence altına alınıyor. Çin anayasasında her etnik grubun eşit olduğunu belirten maddeler var ve yerine göre özel politikalar uygulanıyor. Örneğin Uygurlar kendi dillerinde eğitim alabiliyorlar. Bununla birlikte inanç konusunda da benzer yaklaşımı görmek mümkün. Batı medyası ne kadar göstermek istemese de Çin'de 35 bin cami 57 bin din adamı var. Üniversitelerde inançlarına göre besin tüketmek isteyen öğrenciler için ayrı yemekhaneler mevcut. İnanma ya da inanma hakkı da devlet tarafından garanti ediliyor."

Radikalizmle iki ayaklı mücadele programı

Çin'in dışa açılma politikasının 40. yılında bölgeyi ziyaret eden Kıvanç, Bejing yönetiminin terörle ve radikalizmle iki ayaklı bir mücadele yöntemi uyguladığını söyledi. Kıvanç'a göre ekonomik refah ve kültürel etkileşimi artırmak isteyen Çin hükümeti terörü kaynağında yok etmek istiyor.

"Xinjiang'ın dünü ve bugünü" isimli fotoğraf sergisinde bölgenin geldiği noktaya dair karşılaştırma fırsatı yakaladığını belirten Kıvanç bu kapsamda şunları kaydetti:

"Çin'de dışa açılmanın mimarı Deng Xiaoping, bir sistemin iyi ya da kötü olmadığını 3 temel ilkeye bakarak tespit ediyor. Bunlar, üretim gücü, istikrar ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi. Bölgeye yapılan yatırımın arkasında bugün de bu ilkeler var. Ekonomik yükseliş buradaki politikanın temel parametresi. Üretime katılmayan insanların radikal düşüncelerden etkileneceğinin farkında olan Çin bölgeye yapılacak yatırımlara kolaylık sağlıyor. Xinjiang'ın Kuşak ve Yol İnisiyatifi'nde Asya'nın derinliklerine açılan kapı olması da burada yaşayan insanlara elbette gelecek vadediyor. Zira Çinli yetkililer bu bölgeyi "Kara limanı" olarak adlandırıyor. Dünya ticaret hattını yeniden tanımlayacak bu bölge bir anlamda Çin'in dışa açılan kapısı olacak. "

"Büyük bir aile olma süreci"

Ulusal Kanal Haber Müdürü Kıvanç, Beijing'in ekonomik gelişmenin yanında kültürel etkileşimi de hızlandırmak istediğini söyleyerek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Çin 50'yi aşkın etnik grubu bir büyük aile olarak görüyor. Herkesin etnik aidiyetlerini korumasının yanında büyük bir ailenin parçası olduğunu hatırlaması Beijing için önemli bir nokta. Dolaysıyla kültürel etkileşimin yani ülkede yaşayan insanların birbirini tanıması için çalışmalar devam ediyor. Modern Çin kurulmasından bu yana işleyen bir süreçten bahsediyoruz. Çince'nin ya da hukuk kurallarının öğrenilmesine dönük eğitim süreçleri de bu kapsamda önemli."

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor