Yorum: ABD, önce kendi “insan hakları hastalığı”nı tedavi etmeli

2019-07-27 20:52:24

Wang Shanshan, Bu Weijun-CRI Haber Merkezi

Çin İnsan Hakları Araştırma Enstitüsü tarafından kısa süre önce “ABD'deki köklü ırk ayrımcılığı sorunu ‘ABD tipi insan hakları'nın riyakârlığını öne çıkarıyor” başlığını taşıyan bir rapor yayımlandı.

ABD'li aydınların gözlemlerine, basında yer alan haberlere ve uluslararası örgütlerin analizlerine dayanılarak kaleme alınan söz konusu raporda, somut vakalarla ABD'de daima var olan ırk ayrımcılığına dikkat çekilerek, “ABD tipi insan hakları”nın içerdiği ciddi riyakârlık gözler önüne serildi.

“İnsan hakları” çok uzun zamandır ABD'nin diğer ülkelerin iç işlerine müdahale etmek, diğer ülkelere leke sürerek baskı uygulamak için başvurduğu “kullanışlı bir araçtır.” Washington, gözüne giremediği, baskı uygulamak istediği biriyle karşılaştığında hemen sözde “İnsan Hakları Raporu”nu ortaya atarak, bu ülkedeki insan hakları durumunun “git gide kötüleştiği”ni öne sürer.

Aslında “insan hakları”, ABD için ayıplarını, yani günden güne kötüleşen insan hakları durumunu saklamak için kullanılan bir “örtü” olma özelliğini taşıyor. Günümüzün ABD'si için bu örtünün de neredeyse bir kenara atıldığını söylemek mümkün; zira, ABD'li siyasetçiler, artık ayıplarını örtme gereği dahi duymadan, “çıplak” şekilde koşarak ve hangi yüzle olduğu bilinmeden “insan hakları savunucusu” olarak ortaya atılıyor....

ABD, birçok ırkın bir arada bulunduğu, göçmenlerin oluşturduğu bir ülke. “Eşitlik” ve “entegrasyon” ile övünen ABD'de, köklü bir şekilde mevcut olan ırk ayrımcılığı ve zıtlaşmaları ülkenin onulmaz bir yarası hâline gelmiş durumda. ABD'de tarihten bu yana etnik azınlıklara mensup vatandaşların temel insan haklarının ihlal edildiği olaylar sık sık yaşanıyor. Bu insanlar, gerek istihdam ve gelir, gerekse eğitim ve kültürel yaşam gibi konularda genellikle daha aşağı pozisyonlarda yer alırken, adli ve yasal uygulamalar açısından ise zaman zaman adaletsiz muamelelere maruz kalıyorlar.

Örneğin, son yıllarda basına yansıyan haberlerde, etnik azınlıklardan gençlerin ABD'li polislerce dövüldüğü, hatta silahla öldürüldüğü olayların dünya çapında örneğine az rastlanır nitelikte olduğunu vurgulamak lazım. Ancak ABD'de bu tür feci olaylar durmadan tekrarlanıyor.

ABD'nin ilk Afrika kökenli başkanı Barack Obama: “Yaşamımızdaki hemen hemen bütün sistemlerde var olan ayrımcılığın toplumda derin etkisi var ve bu halen genlerimizde mevcut” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Maalesef, bugünkü ABD, çağın ve toplumun gelişimiyle birlikte ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmak yerine, bu “gen”in tüm vücudunu çürütmesine müsaade ediyor.

“Time” dergisinde bir dönem ABD'den “Amerika Bölücü Devletleri” şeklinde bahsedilmişti. Çünkü FBI'nın verilerine göre, 2017 yılında, ABD'deki nefret suçları bir önceki yıla göre yüzde 17 arttı. Bunlar arasında ırk veya soya duyulan nefret dolayısıyla işlenen suçların oranı ise en yüksek seviyede. Bu oran, söz konusu raporda art arda üç senedir artış gösterdi. Üstelik bu türlü suçların en büyük mağdurları da Afrika kökenli Amerikalılar ve Yahudiler. Her geçen gün daha da artan nefret suçları karşısında ABD hükümeti gerekli önlemleri almazken, bazı siyasetçiler sürekli ırk ayrımcılığını kaşımaya çalışıyor.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor