Yorum: ABD “dini özgürlükler” derken önce kendine bakmalı

2019-07-20 15:31:07

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo yaptıkları açıklamalarda Çin'in dini özgürlükler üzerinde “baskı yaptığını” ve insan haklarını “ihlal ettiğini” iddia etti.

Pence ve Pompeo, Amerika'nın en üst düzey yetkilileri olarak gerçeği görmezden gelmeye, siyaha beyaz demeye devam ediyor. Bunu yaparken de Çin'in iç işlerine karışmaktan ve Çin'de karışıklık çıkarma hevesinden geri durmuyor.

Çin'in Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi ve Tibet Özerk Bölgesi'ni kullanarak Çin'in etnik ve dini politikalarına saldırmak, bazı Amerikalı politikacılar için her zaman “prim yapan” konular olagelmiştir. Bu dönemde de değişen bir şey yok.

Mike Pence ve Mike Pompeo, açıklamalarında Xinjiang'da aşırıcılığı giderme amaçlı mesleki eğitim ve öğretim merkezlerini "eğitim kamplarına" benzeterek gerçeği saptırdı ve Çin'in Tibet'teki Budistlere “zulüm yaptığını” kaydetti. Kasıtlı bir körlük içinde bulunan Mike Pence ve Mike Pompeo'ya bazı hakikatleri açıklamakta fayda var.

Çin'de dini inanç özgürlüğü ve insan hakları korunuyor

Xinjiang'da toplam 24 bin 400 cami bulunuyor ve ortalama her 530 Müslümana bir cami düşüyor. Özerk bölge yönetiminin yasalar uyarınca kurduğu eğitim merkezlerinde ülkenin ulusal dili, hukuk bilgisi ve mesleki beceriler öğretilir.

Mesleki eğitim merkezlerinin kurulması, küçük suç işlemiş olanlara eğitim vermek, onları radikal düşüncelerden kurtarmak ve terör eylemlerini gerçekleşmeden önce ortadan kaldırmak gibi amaçlar taşıyor.

Şu an itibariyle Xinjiang'da yaklaşık üç yıldır terör olayı yaşanmadı. Bu terörle mücadeleyi önleyici bir girişim olan eğitim merkezleri kurulmasının kayda değer sonuçlar doğurduğunu kanıtlamıştır.

Tibet'te 1700'den fazla dini mekan ve tapınaklarda toplam 46 binden fazla rahip ve rahibe bulunuyor.

Tibet'te bir dizi önlemler alınarak Tibet vatandaşlarının Çin Anayasası'nda belirlenen dini inanç özgürlüğüne kavuşması sağlanıyor. Örneğin Tibet Budist Okulları kurulmakta. Tibet Budizmine mensup olarak yaşayan Budaların reenkarnasyonu sistemi ve dini düzen korunmakta. Çok sayıda dini eserin basımı da sürmektedir.

Son yıllarda, Xinjiang ve Tibet'i ziyaret eden birçok yabancı diplomat, Çin hükümetinin insan haklarını koruma çabalarını yerinde görüyor ve elde edilen sonuçları takdir ediyor.

Rusya, Suudi Arabistan ve Pakistan dâhil olmak üzere 37 ülkenin Cenevre'deki daimi elçileri, ortaklaşa Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi Başkanı'na ve İnsan Hakları Yüksek Komiseri'ne gönderdikleri mektupta, Xinjiang'da insan haklarının gelişmesi ve terörle mücadele ile aşırıcılığın giderilmesi kazançlarını takdirle değerlendirdi.

ABD önce kendi işine odaklanmalı

Bazı Amerikalı politikacılar Xinjiang ve Tibet'e hiç gitmedikleri halde, bu bölgelerde din özgürlüğü ve insan haklarının korunmasını kasıtlı olarak görmezden geliyor, siyasi hesaplarla çeşitli yalanlar ortaya atıyor.

Din özgürlüğü ve insan hakları alanında kendi adı kötüye çıkmış ABD, başka ülkelerin kusurlarını aramaya çalışıyor.

ABD'deki cami sayısı, halen Xinjiang'ın onda biri kadar değildir… Trump yönetimi göreve gelir gelmez ilk icraatlarından biri neydi? Müslümanlara yasak getirmek. Gerçek şu ki ABD'de yaşayan etnik azınlıklar için hayat daha da zorlaşmaya devam ediyor.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması