Yorum: “Zulüm sendromu” Çin-ABD ilişkisinin temeline zarar veriyor

2019-05-26 19:44:09 CRI

Pu Weijun, Sheng Yuhong-CRI Haber Merkezi

ABD'de bulunan Yale Üniversitesi Rektörü Peter Salovey kısa süre önce yayınladığı bir açık mektupta, son birkaç haftadır ABD ve Çin arasındaki gerilimin ve akademik iletişime yönelik sansürün tırmanmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. Salovey, açıklığın ABD'nin en nitelikli üniversitelerinin göze çarpan başarıları elde etmesinin bir anahtarı olduğunu ve bunun her zaman Yale Üniversitesi'nin bir sembolü olması gerektiğini vurguladı.

Rektör Salovey'ın söz konusu mektubu yayınlaması, Çin-ABD ilişkisinin temelindeki beşeri ve kültürel iletişimin, bazı ABD'lilerin “zulüm sendromu”nun yarattığı tehditlerle her geçen gün daha çok karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Tıpta “zulüm sendromu”, toplama kampları veya işkenceden kurtulan kişilerde gözlenen kaygı, sinirlilik, kronik depresyon ve psikosomatik hastalık olarak açıklanıyor.

Bazı ABD'li politikacıların son bir yıl içinde yaptıkları ve söyledikleri, zulüm sendromunun belirtilerine son derece benziyor. Bu kişiler tek taraflılık ve korumacılık bayrağı tutarak, her şeyden kuşku duyup Çin'i hayali düşman olarak görüyor, Çin'i ekonomik saldırganlık ve hırsızlıkla suçluyor, hatta Çinli öğrencilerin “casus” olduğu iftirasında bulunuyor.

Halklar arasındaki dostane iletişim ülkeler arasındaki ilişkilerin kaynağını oluşturur. Çin-ABD ilişkilerinin iyi gelişim temelinde ise, iki ülke halklarının birçok alanda sahip olduğu beşeri ve kültürel iletişimden doğan bir gönül bağı mevcut. Bir dönemin ping pong diplomasisinden, düşünce kuruluşları arasındaki iletişime ve tatlı “panda büyükelçilere” kadar, beşeri ve kültürel iletişim ikili ilişkilerde daima yol bulucu rolü oynadı.

Her gün 14 bini aşkın kişi uçakla Pasifik Okyanusu'nun iki yakası arasında gidip gelirken, her yıl Çin ve ABD arasında 5 milyon 300 binden fazla kişi de çeşitli temaslarda bulunuyor. İki ülke arasında kurulan kardeş şehirlerin sayısı da 200'ün üzerinde… Bütün bunlar Çin-ABD beşeri ve kültürel iletişimin yoğunluğu ile sıklığını göstermekte.

Zulüm sendromu sahibi Amerikan politikacılar, iki ülke arasındaki normal kültürel temasları da kendi hastalıklarının etkisiyle görüyor. Çinli öğrenciler ve akademisyenleri “casus” olarak ilan etmelerinin nedeni de bu.

Bu politikacılar, Çin ve Amerikan halkı arasında düşmanca duygular oluşturarak, ikili ilişkileri olumsuz şekilde etkilediler. Bazı Çinli akademisyenlerin ülkeye girmesini sebepsizce yasaklama, Çinli öğrenci ve akademisyenlerin vize başvurularına yönelik daha sıkı kontrol talep etme, Çin'i Konfyüçüs Enstitüsü aracılığıyla ABD kamuoyunu etkilemeye çalışmakla suçlama ve Konfyüçüs Enstitüsü'ne karşı kısıtlama koyma girişimlerinde bulunan Amerikan politikacılar, ikili beşeri ve kültürel iletişimin kapısını adım adım kapatıyor.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Christopher Wray, yaptığı bir açıklamada, Çin'in tüm ABD toplumuna tehdit oluşturduğunu kaydederek, bu duruma tüm toplumun birlikte karşılık vermesi gerektiğini ifade etti. Hiçbir gerçekçi temeli bulunmayan bu asılsız iddia da ABD halkı arasında “Çin fobisi” yaymayı ve Amerikan politikacıların çılgın girişimlerine sözde kamuoyu desteği yaratmayı amaçlıyor.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor