Yorum: ABD, küresel “açığın” başlıca mimarı

2019-05-20 20:47:24 CRI

Pu Weijun, Sheng Yuhong-CRI Haber Merkezi

ABD'nin rakiplerine zarar vermek için her zaman başvurduğu yöntemlerden birini “hem suçlu, hem güçlü tavırlar” olarak ifade edebiliriz. Ancak son zamanlarda ABD, bu tavrını daha kontrolsüz bir şekilde göstermeye başladı.

Mesela, 11'incisi yapılan Çin-ABD ekonomik ve ticari üst düzey müzakerelerin öncesinde ABD beklenmedik bir şekilde, Çin'in müzakerelerde “geri adım attığı” iftirasında bulundu ve bu nedenle de 200 milyar dolarlık Çin menşeli ürünlere uygulanan verginin yüzde 10'dan yüzde 25'e çıkarılacağını açıkladı. Aslında, tarafların bazı konular üzerinde defalarca görüşerek, adım adım fikir birliğine varıp bir anlaşmaya ulaşması, müzakere sürecinin en normal yolu. Henüz bir anlaşmaya varılmamışken ABD'nin Çin'in “geri adım attığı” suçlaması da nereden geliyor?

Çin'in aksine, asıl ABD'nin “sözünden cayma sicili” çok kabarık. Çin ve ABD tarafından tam bir yıl önce 19 Mayıs'ta yayınlanan ortak bildiride, ticari savaşa girilmeyeceği konusunda mutabakata varıldığı açıklanmıştı. Ancak, 10 gün sonra Beyaz Saray aniden 50 milyar dolar Çin menşeli ürünlere yüzde 25'lik ek vergi uygulanacağını açıklamıştı. Bununla da kalmayıp, Çin ve ABD'nin geçen yılın Aralık ayında ticari alım miktarı konusunda anlaşmaya varmasının ardından, ABD sonraki müzakerelerde sürekli olarak “şartlarını” arttırdı. Hatta tarife tehtidinde bulundu ve müzakerelerin başarızlığa uğramasına neden oldu.

Bir insan güvenilirliğini kaybederse ayakta duramaz; bir ülke de güvenilirliğini kaybederse çöker... ABD'deki bazı siyasetçiler, Çin'in kalkınmasını engellemek ve ABD'nin giderek zayıflayan hegemonyasını korumak için gerçekleri çarpıtıyor. Çin'i “ekonomik saldırganlık” ve “hırsızlık” ile suçlamaktan; Çin'in “dünya lideri” olmak istediği yönündeki iftiralara kadar çeşitli saçma iddialarda bulunarak, yeni bir “Çin tehdidi” algısı yarattı. ABD'nin “hem suçlu, hem güçlü” bir tavırla gerçekleri çarpıtmasının arkasında ise, kendisinin küresel “açığın” yaratıcısı olduğu gerçeğini örtbas etmek yatıyor.

Büyük değişikliklerin yaşandığı bugünlerde, insanlık hem yeni teknoloji ve sanayi devrimi gibi fırsatlarla, hem de “yönetişim, güven, barış ve kalkınma açıkları” gibi tehditlerle karşı karşıya bulunuyor. ABD, dünyadaki en güçlü ülke olarak bu açıkları gidermek için çaba harcamak yerine, yeni açıklar yaratıyor.

Mesela, ABD'nin kendi çıkarlarını uluslararası sözleşmelerin üstüne koyması, “America First” (Önce Amerika) politikası uygulaması ve uluslararası anlaşmalardan çekilmesi, çok taraflı sistem ile uluslararası kurallara büyük zarar verirken, küresel “yönetişim açığını” daha da büyütüyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kapsamındaki anlaşmazlıkların halli hükümlerine dair 2017'de yayınlanan bir rapora göre, ABD örgütün kurallarına en fazla aykırı girişimlerde bulunan ülke. DTÖ Anlaşmazlıkların Halli Mekanizması'nın kabul ettiği başvuruların üçten ikisi ABD'yle ilgili.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor