Haber Analiz: Pompeo'nun ziyaretleri, ABD'nin Ortadoğu stratejisini ilerletecek mi?

2019-01-15 18:37:56 CRI

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Ürdün, Irak, Mısır, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Kuveyt'i kapsayan Ortadoğu turunu dün tamamladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Pompeo'nun dokuz ülkeyi kapsayan Ortadoğu turunun amacının, ABD'nin müttefiklerine bölgeden çekilmeyeceğine ve sözde “İran tehdidi”ne ortaklaşa karşı koyulacağına dair taahhüt vermek olduğu belirtildi. Pompeo, bir hafta boyunca Ortadoğu liderleriyle yoğun bir iletişim gerçekleştirdi.

Pompeo, ilk durağı olan Ürdün'de yaptığı görüşmelerde, muhataplarıyla iki ülke işbirliğinin genişletilmesi, Suriye krizi ve Ürdün ile Irak arasındaki ticaretin güçlendirilmesi konularında görüş alışverişinde bulundu. Esasen ziyaret programında yer almayan Irak ise sürpriz bir şekilde ABD'li bakanın ikinci durağı oldu. Ziyarette Pompeo, Irak liderleriyle IŞİD'in nasıl tamamen yenilgiye uğratılacağı ve ABD ile Irak arasındaki ekonomik bağların güçlendirilmesi gibi konuları ele aldı. Pompeo, burada yaptığı açıklamada, ABD'nin Suriye'den askerlerini çekme planının, ülkedeki teröristlere karşı yürütülen mücadeleyi etkilemeyeceğini, çekilme tamamlanana kadar teröristlerin kökünün kazınacağını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo'nun Mısır ziyaretinde ise gündemde İran, Gazze ve terörle mücadele konuları vardı. Pompeo, daha sonra Bahreyn'i İran'a karşı stratejik ittifaka katılmaya davet etti.

Katar, Suudi Arabistan ve Kuveyt'teki temaslarında da Pompeo, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkeler arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yaptı. ABD'li bakan, ayrıca KİK'nin İran'ın bölgedeki etkisini genişletmesindeki ve ABD öncülüğündeki Ortadoğu ittifakının ilerletilmesindeki rolüne dikkat çekti.

Söz konusu gelişmeler ışığında, Suriye, İran ve KİK'nin, Pompeo'nun son ziyaretindeki anahtar kelimeler, ziyaretin asıl amacının ise ABD'nin Ortadoğu'daki temel stratejik niyetlerinin pürüzsüz şekilde hayata geçirilmesi olduğu söylenebilir.

Washington yönetiminin Ortadoğu politikası, ABD ile bölgedeki müttefikleri arasındaki ilişkileri iyileştirmeyi, ABD'nin bu ülkelere liderlik etme rolünü teyit etmeyi, sözde “terörizme destek veren ve bölgesel istikrarı bozan” ülkeye karşı çıkmayı içeriyor.

ABD ile Ortadoğu'daki müttefikleri arasındaki ilişkiler, birincisi ABD-İsrail, ikincisi ABD-Suudi Arabistan ve üçüncüsü ABD-Katar, Ürdün, Mısır, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve Umman olmak üzere üç halkadan oluşuyor. Washington, müttefiklerinin barış ve işbirliği içinde hareket etmelerini, ilişkilerini kullanarak İran'ı çevrelemeyi amaçlıyor.

Ancak, gerçekçi bir bakış açısı, söz konusu ilişki ağı içinde sadece İsrail'in ABD ile yoğun işbirliği içinde olduğunu bize gösteriyor. Suudi Arabistan dâhil olmak üzere diğer müttefikler, ABD yönetimi ile bahsi geçen stratejilerin gerçekleşmesini etkileyecek ihtilaf ve sorunlar yaşamakta. Pompeo'nun kapsamlı Ortadoğu ziyareti de müttefiklerle koordinasyonu derinliğine güçlendirmeyi ve sürtüşmeleri gidermeyi amaçlıyordu.

Konuya tarafsızca yaklaşıldığında, Pompeo'nun son ziyaretinin ABD ile müttefikleri arasındaki bazı ihtilaf ve sorunları bir nebze azalttığını söylemek mümkün. Örneğin Pompeo, Irak ve Ürdün arasındaki ticari ilişkilerin sağlamlaştırılmasına katkı sağladı, Irak'ın kuzeyindeki Kürt yönetimi ile merkezi hükümet arasındaki ilişkileri koordine etti, Mısır ile İran'a karşı ortak adımlar atılması ve Gazze'deki şiddetin azaltılması konularını ele aldı. Pompeo'nun ziyaretinde Kuveyt ile KİK içindeki krizin çözülmesi, böylece İran karşıtı cephenin güçlendirilmesi konuları da görüşüldü.

Bu gelişmeler, bir anlamda, ABD'nin bölge ülkeleriyle işbirliğini pekiştirme ve Ortadoğu'daki stratejik niyetlerini gerçekleştirme sürecine destek sağladı.

Ancak, İran'ın tecrit edilmesi hususunda Ortadoğu'daki müttefikleri ile Washington arasında fikir ayrılıkları mevcut. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'in bu konuda ABD'ye destek vermeleri mümkünken, Tahran ile yakın ilişkileri bulunan Katar ve Umman'ın ise bu konuda ABD'den yana taraf almaları zor görünüyor. Coğrafi açıdan İran'a yakın olan Kuveyt'in de kendi güvenliğini göz önünde bulundurarak ABD'ye güçlü bir destek sağlayamayacağı söylenebilir.

Öte yandan, Katar ve Suudi Arabistan arasındaki kriz ve Katar'ın Petrol İhraç Eden Ülkeler Birliği'nden (OPEC) çekilmesi, KİK dayanışmasına darbe indirmiş durumda. Kolayca değişmesi mümkün olmayan bu durum, ABD'nin Ortadoğu'daki stratejik niyetlerinin gerçekleşmesinin önünde birçok engel bulunduğunu gösteriyor.

(Yazar: Profesör Gao Shangtao, Çin Diplomasi Akademisi)

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor