Çin: Trump'un başlattığı ticaret savaşı ne meşru ne de adil

2018-07-19 17:13:42

Çin'in Washington Büyükelçisi Cui Tiankai, ABD Başkanı Donald Trump'un başlattığı ticaret savaşının ne meşru ne de adil olduğunu söyledi.

Büyükelçi Cui Tiankai, ABD'de yayımlanan “USA Today” gazetesinde dün çıkan makalesinde, ticaret savaşını ve Washington'un son dönemde Çin'e yönelik politikalarını değerlendirdi.

Cui, ticaret savaşının galibinin olmayacağını vurguladı.

Washington Büyükelçisi Cui Tiankai'nin imzasıyla çıkan makalenin tamamı şu şekilde:

Tüm dünya, ABD tarafından Çin'e yönelik başlatılan ticaret savaşının nereye doğru gittiğinden endişe ederken, bir mola verelim ve ABD'nin argümanlarının meşru olup olmadığına bir göz atalım.

ABD'nin Çin'e dönük temel eleştirisinin merkezinde, Çin karşısında verdiği ticaret açığı var. Ticaret açığı, bir kötü niyetin sonucu olmadığı gibi, bir ekonomi için de muhakkak kötü değildir. Genel olarak, küreselleşen ekonomide kaynakların nasıl bölüşüldüğü ve küresel değer zincirinin doğal yansımalarından kaynaklanır. Bunun yanında, ABD'deki düşük tasarruf ve yüksek tüketim oranları, ABD Doları'nın uluslararası para birimi olarak rolü gibi bazı yapısal nedenler de kaçınılmaz olarak ticaret açığına yol açar. ABD hükümetinin ileri teknolojili ürünlerin Çin'e ihracatını kısıtlaması bu açığı daha da büyütmektedir.

Çin, hiçbir zaman isteyerek bir ticaret fazlası yaratmadı, zira ticaretin akışı da piyasa tarafından belirleniyor. Ticaret açığı olması, ABD'nin “kaybettiği” anlamına da gelmiyor.

Aksine, Çin ile ticaret sayesinde, Amerikalı aileler yüksek kaliteli ve düşük maliyetli ürünlere erişebiliyor. Sadece 2015 yılında Çin ile ticaret, ABD'deki fiyatları yüzde 1,5 düşürürken, her ailenin ortalama 850 dolar tasarruf etmesini sağladı. Çin ekonomisindeki yapısal sorunlar da Amerikan eleştirilerinin kaynaklarından biri. Ancak, bu eleştiriler ne adil ne de tarafsız...

Sözde fikri mülkiyet hırsızlığını bir örnek olarak alalım: Fikri mülkiyet haklarını korumak sürekli bir çaba gerektiriyor. Çin aslında buna stratejik şekilde bağlı ve son dönemde bu alanda belirgin başarılara imza attı. Fikri mülkiyet haklarını korumak için sağlam bir yasal sistem düzenledik ve bu sistem, fikri mülkiyet haklarının korunmasında yargının hâkim rolünü güçlendirecek fikri mülkiyet hakları mahkemelerinin ve özel yargı kuruluşlarının kurulmasını da kapsıyor.

2001 yılında Dünya Ticaret Örgütü'ne girdikten sonra Çin'in yabancı hak sahiplerine ödediği fikri mülkiyet telifleri yıllık yüzde 17 artarak, 2017'de 28,6 milyar dolara ulaştı. Bunun 7 milyar doları (yüzde 25) ABD'ye gitti. Esasen, fikri mülkiyet haklarının korunmasını geliştirmek, Çin'in kendi kalkınması, bilhassa da teknolojik inovasyon açısından da kritik.

Çin ekonomik başarısına, hiçbir zaman birilerinden çalarak ulaşmadı ve asla böyle olmayacak.

Çin'e yapılan başka bir itham ise sözde “zorunlu teknoloji transferi.” Net olalım: Çin hükümeti, hiçbir zaman yabancı şirketlerden böyle isteklerde bulunmadı. Teknoloji işbirliğine ya da Çin ile yabancı şirketler arasındaki diğer işbirliği alanlarına bakıldığında da bunların tamamen gönüllü yapılan anlaşmalar olduğunu görürüz.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor