Köşe Yazıları

Bir kadeh dünya tarihi

2017-01-13 19:14:08 Emre Demir

“Hayat o kadar berbat olamaz, ne de olsa sonunda insan Boğaz'da bir yürüyüşe çıkabilir” diye düşünürmüş “İstanbul: Şehir ve Hatıralar” kitabının yazarı.

Ben aynısını iyi bir şarap içtiğimde düşünüyorum; iyi bir şarabın ilk yudumunda, hayatın doyasıya yaşanılası muhteşem bir şey olduğuna ve benliğimin bütün unsurlarıyla bulunduğum anda toplandığına inanıyorum.

Önceleri bunu yazarken hissederdim, uzun zamandır yazmak bu zevki vermiyor. Şarap içen insanın, başka bir ifade aracına ihtiyacı yoktur; çünkü insan zaten şarapta ifadesini bulmuştur. Milattan önce 3. yüzyılda yaşamış Yunan filozof Eratosthenes “Şarap gizli olanı açığa çıkarır” derken bunu kastediyordu. Ondan çok daha önce yaşamış bir başka Yunan şair, şarabın bu özelliğini şöyle ifade etmişti: “Bronz dış görünüşün, şarap zihnin aynasıdır.”

Geçtiğimiz ay Beijing'de çalışan sommelier arkadaşlarımın Tavola Restaurant'taki tadım partisine katıldığımda, şarabı tatmadan önce rengine ve sonra kokusuna baktıklarını gördüm. Kadehteki şarabı uzun uzun izleyen bu insanlar, şarabın koyu kırmızı dünyasında ne arıyorlardı acaba? Renk onlara ne söylüyordu? (Pamuk'un Benim Adım Kırmızı romanını okumuşlar mıydı?) Şarabın bir ayna olduğunu sonradan anladım, şarap aklın aynasıydı ve insan şaraba baktığında aslında kendini görüyordu.

Bir kadeh dünya tarihi

Şarap keşif mi, icat mı?

Tarihte ilk şarabı üretip ilk yudumu içen şanslı kişinin kim olduğunu tespit etmek imkansız; şarabın kökleri, tıpkı bira gibi, tarih öncesine uzanıyor. Ancak arkeolojik veriler, tarihte ilk şarap imalathanesine dair fikir veriyor. Buna göre şarabın Neolitik dönemde milattan önce 9 bin ila 4 bin yılları arasında üretildiği sanılıyor. Şarabın tarih sahnesinde ilk görüldüğü yer ise, bu satırların yazarının memleketine çok yakın: Günümüzde İran, Irak, Türkiye sınırlarında kalan Zagros Dağları. Çünkü Avrasya'nın üzüm asmaları (vitis vinifera sylvestris) burada bulunuyormuş, ayrıca tahıl açısından bölgenin verimli olması ve milattan önce 6 bin yılında çanak çömleğin icadıyla bu bölgede şarap üretimi için gerekli şartlar oluşmuş. Bu şarap üretiminin bilimsel açıklaması, işin bir de efsanesi var...

Efsaneye göre Nuh, büyük tufandan kurtulduktan sonra bugün Türkiye sınırlarında bulunan Ağrı Dağı'na çekilir. Nuh'un sürüsündeki hayvanlar açlıktan yorgun düşüp, dağın eteklerinde yiyecek bir şeyler aramaktadır. Akşam olduğunda tüm hayvanlar karınlarını doyurup geri döner, ancak bir keçinin hareketleri diğerlerinden farklıdır. Bu keçi neşeyle melemekte ve sürekli koşturmaktadır. Nuh ertesi gün bu keçiyi takip eder, onun yere düşüp mayalanmış üzüm tanelerini yediğini fark eder. Kendisi de bu üzüm tanelerinden yer, o da neşesini bulur... Nuh böylece tarihin ilk şarap imalathanesini Ağrı Dağı'nda kurar.

İslam dünyasının şarabı kahve

Ben bu keçi efsanesini çok seviyorum, çünkü aynı keçi yüzyıllar sonra Etiyopya'da karşımıza çıkacak ve bu kez insanlığın bir başka vazgeçilmez içeceği kahvenin keşfedilmesine sebep olacaktır...

Bizi takip edin

China.com, yazarlar köşesine katılımınızı bekliyor!

Bize yazın: cpyy@bj.china.com

İletişim: 010-52598588-8708

  • 微信公众号 Resmi Wechat Sayfası
Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor