Köşe Yazıları

Kurban Bayramı'nda neyi kurban ediyoruz?

2016-09-14 16:05:19 Emre Demir

 “home is where my heart finds peace”

Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar Kurban Bayramı'nı kutluyor. Bu bayramda çok çeşitli adetler ve ritüeller var. Ancak tıpkı Çin kültüründe olduğu gibi, Türkler için de bayram “eve dönmek” demek.

Yurt dışında yaşamaya başladıktan sonra, ailemle beraber geçirdiğim bayramların sayısı azaldı. Böyle özel günlerde bütün aile, ailenin en büyük üyesinin evinde toplanıyor ve Wechat video ile beni arıyorlar: “Herkes burada, bir tek sen yoksun!”

Ailemden ayrı geçirdiğim bayramlarda, Wang Wei'nin şu sözünün ne kadar doğru olduğunu anlıyorum: “Uzak diyarlarda yaşayan bir yabancı her zaman memleket hasreti çeker; özellikle bayramlarda.”

Çin'de yabancı olmanın en zor olduğu dönem, kesinlikle geleneksel bayramlar! Özellikle Bahar Bayramı'nda, normalde yirmi milyondan fazla nüfusu olan dev Beijing kentinin, bir hayalet şehre dönüşmesine şahit olmak, kişinin ruh dünyasını derinden sarsıyor.

Birkaç yıl önce bir Bahar Bayramı sırasında Shijingshan'de evimin penceresinden havai fişekleri izlerken annemin gönderdiği kısa mesajın ekran görüntüsünü hala saklıyorum: “Bahar Bayramın kutlu olsun sevgili oğlum, gözlerinden öpüyorum.” Annem, binlerce kilometre uzakta başka bir kültürde, başka bir bayramın heyecanını yaşadığımı biliyordu. Ve belki benim bu bayramı yalnız geçirdiğimin de farkındaydı. Bir annenin sıcaklığının aşamayacağı mesafe yoktur...

Bu hafta Çin ve Türkiye için bayram haftası. Çoğunluğu Müslüman nüfusa sahip Türkiye'de Kurban Bayramı kutlanıyor. Çin'deyse hem Kurban Bayramı hem de Güz Ortası Bayramı aynı haftaya denk geldi.

Kurban Bayramı'nın hikayesi

Kurban Bayramı dolayısıyla pek çok Çinli arkadaşım bana bu bayramın anlamını soruyor.

Geleneksel anlatıma göre, İbrahim peygamber Tanrı'dan bir erkek çocuk istemektedir: “Tanrım yeter ki bana bir erkek evlat ver, onu senin yolunda kurban edeyim!” İbrahim'in duası bir gün gerçekleşir ve yüzüne bakmaya doyum olmayacak bir erkek çocuğu olur. İbrahim elbette her baba gibi çocuğunu çok sever, sürekli onunla zaman geçirir. Ancak melekler rüyasında İbrahim'i ziyaret ederek verdiği sözü hatırlatır: “Sözünde dur İbrahim, oğlunu kurban etmeyecek misin?” İbrahim için bu çok zor bir karardır; bir baba, sevgili oğlunu nasıl kendi elleriyle kurban edebilir, bunu İsmail'e nasıl söyler... Ancak oğlu İsmail babasının verdiği sözün farkındadır, babasını ikna etmeye çalışır: “Babacığım, senin sözün benim sözümdür, Tanrı'ya verdiğin sözü tut ve beni kurban et.” İbrahim oğlunu ve en keskin bıçağını yanına alır ve Mina Dağı'na çıkar. İbrahim gözyaşları içinde bıçağı oğlunun boynuna vurur, ancak bıçak kesmez, birkaç kez kesmeyi dener, yine olmaz, bu esnada gökten bir melek bir koç getirmektedir. İbrahim'in verdiği sözü tutması nedeniyle Tanrı ona bir koç göndermiştir. Tanrı oğlunu İbrahim'e bağışlamıştır, İbrahim o gün ve ondan sonra her yıl bir koç kurban ederek Tanrı'ya bağlılığını gösterir...

Kurban Bayramı'nda neyi kurban ediyoruz?

Bizi takip edin

China.com, yazarlar köşesine katılımınızı bekliyor!

Bize yazın: cpyy@bj.china.com

İletişim: 010-52598588-8708

  • 微信公众号 Resmi Wechat Sayfası
Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor