Köşe Yazıları

İnsanlık nereye koşuyor?

2016-08-08 18:35:14 Emre Demir

“İnsanlık ilk adımlarını attığından bu yana, kimsenin,

neden yürüyoruz, nasıl yürüyoruz, bundan önce hiç yürümüş müydük,

daha iyi yürüyebilir miyiz, yürümek ne işimize yarıyor,

sorularını kendisine sormadığını fark etmek çok tuhaf değil mi?

Oysa tüm dünyanın aklını meşgul eden

felsefi, psikolojik ve politik sistemlerin tamamıyla yakından ilişkili sorular bunlar.”

Honore De Balzac, Theorie De La Demarche

İnsanlık nereye koşuyor?

Alışveriş merkezlerinde spor ürünleri satan mağazaların sayısı artıyor, normalde spor ürünleri üretmeyen markalar bile müşterilerine fitness kıyafetleri sunmaya başladı. Özellikle Çin'de kadın spor giyim pazarı sürekli büyüyor. Adidas'ın Çin'in ana kesimi, Hong Kong ve Taiwan'da 2015 yılındaki satışları yaklaşık yüzde 20 büyüdü. 2015 yılının başında Çin'de 40'tan daha az mağazası olan Under Armour, yıl sonuna kadar 100 mağaza daha açmayı planladığını açıklamıştı. Lululemon şirketinin Asya genel menajeri Ken Lee, Çin marketinin kendilerine inanılmaz fırsatlar sunduğunu söylüyor.

Üstelik bu fitness kıyafetlerinin kullanım alanı artık sadece spor salonlarıyla sınırlı değil; işe giderken giyilen kıyafetin altına, beyaz tabanlı siyah bir koşu ayakkabısı giymek artık moda. Hele bir de telefonda Wechat Yundong uygulaması açıksa, diğer arkadaşlardan daha fazla adım atmak için bu ayakkabıları giymek şart... Ha, daha güçlü kaslar için protein tozu içmeyi de ihmal etmemek lazım.

Peki ne oldu da, hareket etmekten imtina eden modern insan son yıllarda hareket etmeye, koşmaya, yürümeye başladı? Modern kentli insanın “hantallığı” son buluyor diye sevinmeli miyiz? Yoksa bir fabrikaya benzeyen fitness merkezleri insanlığı bekleyen bir tehlikeye mi işaret ediyor? Farkında mıyız: Dünyamızda dış mekanlar hızla yok oluyor ve insan bedeni erozyona uğruyor. İnsan bedeni artık çalışmıyor, çalıştırılıyor.

Sanayileşme öncesi dönemde insanların hareket etmek için salonlara kapanmaya gereksinimleri yoktu, çünkü bedenin hareketleri kısıtlanmamıştı. Yürümenin ve egzersiz yapmanın, toplumsal ve kültürel bir boyutu vardı.

Geleneksel dünyada tefekkür ile spor bir aradaydı, Zen üstatlarının Kungfu pratikleri, meditasyon kabiliyetini artırmayı amaçlıyordu. Müslümanlar için namaz bir çeşit spor işlevi görüyordu. Antik Hindistan'da ortaya çıkan Yoga, fiziksel, mental ve ruhsal pratikleri bir araya getiriyordu. Hac yolculukları, kutsal topraklarda bulunmaktan öte, oraya yapılan yolculuğun değerli olduğu ibadetlerdi. Bu yolculuk yayan yapılırsa insan Tanrı'ya daha çok yaklaşabiliyordu. Geleneksel dünyada beden, dünya ve tahayyül arasında derin ve kadim bir ilişki vardı.

İnsanlık nereye koşuyor?

Sanayi devrimi, insan bedenine büyük bir rakip yarattı: Makine. Bundan böyle makineler insanın yerine geçerek onun gibi davranmaya başlarken, insanlar da makineleşiyordu. Spor makineleri de bu dönemde ortaya çıktı. Gerçi o dönemde fabrikalarda milyonlarca işçi çalışmaktaydı, ancak işçiler bedeni şekillendirmek için değil, bedenle dünyayı şekillendirmek için çalışıyordu.

Bizi takip edin

China.com, yazarlar köşesine katılımınızı bekliyor!

Bize yazın: cpyy@bj.china.com

İletişim: 010-52598588-8708

  • 微信公众号 Resmi Wechat Sayfası
Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor