Çin, gelişmekte olan ülke statüsünden mahrum edilmemeli

2019-07-28 14:41:51 CRI

Çin, gelişmekte olan ülke statüsünden mahrum edilmemeli

Sheng Yuhong-CRI Haber Merkezi

Beyaz Saray, geçtiğimiz günlerde, ABD Ticaret Temsilcisi'nden, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) üyelerinin gelişmekte olan ülke statüsüne yönelik reformların bir an önce uygulanması için gerekli tüm adımların atılmasını istedi. Beyaz Saray, 90 gün içinde gözle görülür bir ilerleme yaşanmazsa, tek taraflı hareket edecekleri tehdidinde bulundu.

ABD'nin DTÖ kuralları karşısındaki küçümseyici ve ezici tutumunu ifşa eden bu ültimatom, "Bana uyarsa olur, uymazsa terk ederim" şeklindeki tipik bir pragmatizm ve hegemonizm örneği.

DTÖ'de üyelerin “gelişmekte olan ülke” statüsünü kendileri beyan etmesinin uzun zamandır kabul gören bir uygulama olduğu herkesin malumu. Bu, DTÖ üyelerine iç reformlarını ve piyasalarını dışa açmayı ilerletmeleri için siyasi manevra alanı sağladığı gibi, örgütün hedeflerine ulaşılması açısından da faydalı. Gelişmekte olan ülke statüsündeki üyelerin tabi oldukları “özel ve farklı muamele” kuralı, bu ekonomilerin büyümeyi sürdürmesini de güvence altına alarak, küresel ticaret sisteminin önemli temel taşlarından biri hâline geldi.

Ne var ki ABD, DTÖ'nün bu temel ilkesini hiçbir zaman benimseyemedi. Bu ilke yüzünden ekonomisi hızla gelişen ülkelerin kendisi üzerinden kâr ettiğini iddia eden ABD, daima örgüt içinde reform talep ediyor. Özellikle, Çin'in 2010 yılı itibarıyla dünyanın ikinci büyük ekonomisi konumuna yükselmesinden sonra Washington, Çin'in gelişmekte olan ülke statüsünden mahrum bırakılması talebini her geçen gün daha yüksek sesle dillendirir oldu. Mevcut ABD yönetimi, göreve başladıktan sonra, defalarca DTÖ'yü Çin'den yana olmakla ve ABD'ye adaletsiz davranmakla suçlarken, Beyaz Saray da örgüt üzerindeki baskılarını artırdı. Söz konusu girişim, “uluslararası ahlak ve sorumluluğa” aykırı olduğu gibi, DTÖ'de reform yapılmasının önündeki engelleri de artırıyor.

Bir ülkenin “gelişmekte olan ülke” olup olmadığına karar vermek için tek bir göstergeye bakılması yeterli değildir; gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), kişi başına düşen millî gelir, endüstriyel yapı, inovasyon gücü ve gelir dağılımı gibi bir dizi kapsamlı göstergenin göz önünde bulundurulması gerekir.

1 milyar 400 milyon nüfusa sahip Çin, hangi göstergeyle değerlendirilirse değerlendirilsin neredeyse hep aynı sonuçla karşı karşıya gelinecektir: “Toplam miktar nispeten büyük, kişi başına düşen miktar nispeten küçük”.

Örneğin, Çin'in GSYİH'si 14 trilyon ABD Doları iken kişi başına düşen millî gelir ise 10 bin doların bile altında. Bu miktar, küresel ortalamaya dahi ulaşmazken, ABD'deki seviyenin altıda birine bile tekabül etmiyor. Buna ek olarak, Çin içindeki kalkınma durumu da hâlâ dengesiz ve yetersiz bir durumda. Ülkede, Beijing ve Shanghai gibi modern şehirlerin mevcudiyetinin yanında, 500'den fazla yoksul ilçe ile 16 milyonu aşkın yoksul nüfus bulunuyor.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor