Yorum: Dünyanın her köşesine korku ve tehditler saçan kim?

2019-07-25 17:49:43 CRI

Kısacası, ABD'nin eski başkanlarından Jimmy Carter'in “ABD, dünya tarihindeki en savaş sever ülke; Çin ise savaş için bir kuruş bile israf etmedi.” demesi boşuna değil.

ABD, bu denli savaş peşinde koşarken, Çin'i “barışçı bir rejim olmamakla” itham ediyor. Bu da ABD'li bazı siyasetçilerin değer yargıları ve dünya görüşleri ile arsızlıkta had safhaya ulaştıklarını gösteriyor.

Trump'a gönderilen söz konusu mektupta Taiwan ile ilgili dillendirilen iddialar ise daha da saçma ve asılsız... Herkes biliyor ki, Taiwan sorunu, Çin'in temel çıkarlarını ilgilendiren bir konu. Çin'in anakesimi, azami samimiyet ve çaba göstererek Taiwan Boğazı'nın iki yakasının barışçıl yollardan birleşmesini gerçekleştirmeye çalışırken, diğer taraftan silah kullanmaktan vazgeçme taahhüdünde de bulunmuyor ve her türlü gerekli önlemi alma hakkını saklı tutuyor.

Bu önlemlerin hedefi, Taiwanlı vatandaşlar değil; dış güçlerin müdahalesi ile “Taiwan'ın bağımsızlığı”nı amaçlayan az sayıdaki bölücü ve bölücülük faaliyetleri. ABD'deki bazı şahısların, Çin'in ulusal birliğini savunmak amacıyla aldığı önlemlere “kabadayılık ve tehdit” iftirasında bulunması da Çin'in iç işlerine kaba bir müdahale anlamı taşıyor.

Bazı Amerikalıların, Çin'i karalarken ellerinden geleni esirgememelerinin nedeni ise ABD'nin uzun yıllardır sürdürdüğü hegemonyacılığın, günümüzün ekonomik küreselleşme ve siyasi çok kutupluluk eğilimleri tarafından reddediliyor olması. Sözde “Çin tehdidi” iddiasını ortaya atanlar, ABD'deki iç çekişmeleri örtbas ederek dikkatleri dışa çevirmeye, bazı çıkar odaklarının bundan nemalanmasını amaçlıyor.

Barışsever bir ülke olarak Çin, daima dünya barışını inşa etmeye ve korumaya çalışıyor. Çin, şu ana kadar barış koruma operasyonlarına gönderdiği 37 binden fazla askerî personelle BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasında da başı çekiyor. Çin, bu çabaları neticesinde Birleşmiş Milletler tarafından da “barış koruma operasyonlarının kritik unsuru ve kritik gücü” olarak değerlendiriliyor. Ayrıca, Çin'in BM'ye ödediği üyelik aidatı, 2005 yılında örgüt toplamının yüzde 2'sini oluşturuyorken, bu oran 2019 itibarıyla yüzde 12'ye çıktı.

Buna karşın, dünyanın en büyük ekonomisi ABD'nin ise 1 Ocak 2019 itibarıyla BM'ye düzenli ödemeler konusunda 381 milyon dolar, barış koruma bütçesi konusunda ise 776 milyon dolar borcu bulunuyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de ABD'nin barış koruma bütçesine olan borcunun, bu alandaki toplam borcun üçte birini oluşturduğunun altını çizdi.

Günümüz dünyası pek barışçı bir konumda değil ve insanlık birçok tehditle karşı karşıya bulunuyor. Çin ve ABD, BM Güvenlik Konseyi'ne daimi üye ülkeler olarak, Kore Yarımadası ve İran nükleer sorunları ile Ortadoğu krizi gibi konularda işbirliği yapmalı. ABD'li bazı siyasetçiler, hegemonyacı düşüncelerinden hâlâ vazgeçmez, kuvvet politikasıyla diğer ülkeleri tehdit eder ve kışkırtırsa, ülkeleri 21'inci yüzyılın çağdaş toplumları tarafından eninde sonunda terk edilmeye mahkûm olacak.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor