Yorum: Dünyanın her köşesine korku ve tehditler saçan kim?

2019-07-25 17:49:43 CRI

Yorum: Dünyanın her köşesine korku ve tehditler saçan kim?

Ren Jie, Sheng Yuhong-CRI Haber Merkezi

ABD'de yüze yakın sözde “sertlik yanlısı”, Başkan Donald Trump'a bir açık mektup göndererek, Çin'in “yayılmacılık politikası” izlediği ve “kapsamlı devlet gücünü kullanarak diğer ülkelere kabadayılık tasladığı ve korku saçtığı” iftirasında bulundu. Bu tür yanlış ithamlar, akla ve mantığa sığmıyor. Nitekim, sağduyulu insanlar da mektupta Çin yerine ABD yazılsaydı, bunun gayet yerinde olacağı görüşünü dile getiriyor.

Söz konusu mektubu kaleme alan kişi, ABD Deniz Kuvvetleri'nden emekli bir subay. Mektuba imza atanlar arasında hem emekli askerler hem de istihbarat çalışanları bulunuyor. Çin-ABD ilişkilerini sorumlu bir şekilde değerlendirmeye yanaşmayan bu şahıslar, sadece ortak imzalı bir mektup yayımlayarak kendi varlıklarını gösterme derdindeler.

Örneğin, mektupta “ABD'nin siyasi sisteminde siyasetin norm, savaşın ise istisna olduğu; Çin'de ise bunun tam tersi olduğu” iddia edildi. Bu görüşün saçmalığını ispat etmek için birkaç veriye göz atmak kâfi. Misal, ABD, kurulduğu 1776 yılından bu yana geçen 200'ü aşkın yılın yüzde 90'ından fazla süresini savaş içinde geçirdi. “Barışçı Başkan” olarak göklere çıkarılan Barack Obama'nın görev döneminin sadece son yılında ABD tarafından yedi ülkeye yaklaşık 26 bin adet bomba atıldı.

Buna karşın, Çin Halk Cumhuriyeti, kuruluşundan bu yana geçen 70 yıl içinde hiçbir zaman savaşı ya da çatışmayı başlatan taraf olmadı. O hâlde şu soruyu sormanın zamanı geldi: Dünyadaki “barış noksanlığını” kim yaratıyor?

Son yıllarda, dünya üzerindeki başlıca güvenlik krizlerinin tamamının arkasında ABD'nin gölgesi görülüyor. ABD, terörle mücadele kisvesiyle Afganistan ve Irak'a savaş açıp, Suriye'ye askerî operasyonlar düzenleyerek çok sayıda sivilin ölmesine neden olurken, tüm Avrupa'yı etkisi altına alan mülteci krizini de tetikledi.

Mevcut ABD yönetimi ise görevi devraldıktan sonra ısrarla tek taraflılık politikasını şiddetlendirdi. Örneğin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıdı. Tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından çekildi. ABD ile Rusya arasındaki “Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması”nı terk etti. Sözde “seyrüsefer serbestisi” bahanesiyle onlarca ülkenin deniz sahasına askerî gemiler gönderdi… Kuvvet politikasını bir silah olarak kullanan ABD, dünya barışının baltalayıcısı ve küresel kargaşaların da asıl kaynağı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü tarafından yapılan istatistiklere göre, 2018 yılında ABD 640 milyar doları aşan askerî harcamalarıyla yine dünyada ilk sırada yer aldı. Bu miktar, aynı zamanda ABD'yi izleyen sekiz ülkenin askerî harcamalarının toplamına tekabül ediyor.

Çin tarafından dün yayımlanan “Yeni Dönemde Çin'in Ulusal Savunması” başlıklı beyaz kitapta, “hiçbir zaman hegemonyacılık ve yayılmacılık peşinde koşmama”nın yeni dönemde de Çin'in ulusal savunmasının en belirgin özelliği olacağı net bir dille ifade edildi. Beyaz kitapta, ayrıca Çin'in savunma bütçesinin GSYİH'ye ve kamu harcamalarına oranı ile kişi başına düşen savunma harcamasının birçok ülkeye kıyasla düşük olduğunun altı çizildi.

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor