Ömer Çelik: Aradaki oryantalist dilden kurtulmalıyız

2013-12-25 10:50:48

    -Türkiye'nin Çin'le ilişkisi, kendi tarihiyle ilişkisidir-

    Komşu olmanın da ötesinde, Çin kültürü, Türk tarihinin bir parçası. Türk kültürü de Çin tarihinin bir parçası. Ayrıca ortak değerimiz olan İpek Yolu'nun başladığı yerde Çin var, bittiği yerde Türkiye var. Öteden beri, iki kültür arasında sadece tanışma ve temas yok, aynı zamanda etkileşim var. Dolayısıyla Türkiye-Çin ilişkileri, herhangi bir ikili ilişki değildir. Türkiye'nin Çin'le ilişkisi, Türkiye'nin kendi tarihinin bir parçasıyla ilişkisidir. Çin açısından da aynısı geçerlidir. Bu ağırlığa uygun bir şekilde ilişkinin geliştiğini söyleyemeyiz; ihmal edilmiş, biraz geride kalmış bir ilişki biçimi var. Ancak son 40 yıldır, ekonomik ve siyasi ilişkilerin tesis edilmesiyle pek çok gelişme sağlandı. Bugün siyasi temaslar en üst düzeyde.  Stratejik düzeyde temaslar yapılıyor. Ekonomik alanda da gittikçe artan bir ivme var. Fakat kültürel anlamda bunun doyurucu olduğunu söyleyemeyiz. Kültürel anlamda müthiş bir kopuş var; bunun de en temel sebebi, Türkler Çinliler'i Batılı kaynaklardan öğreniyor, Çinliler Türkleri oryantalist kaynaklardan öğreniyor. Dolayısıyla, oryantalizmi aradan çıkarark, iki tarafın birbirini daha iyi tanıyacağı kültürel ilişkileri daha fazla ön plana çıkarmak gerekiyor. Geçen sene Türkiye'de Çin Kültür Yılı çok iyi geçti. Çok sayıda temas ve etkinlik oldu. Türkiye'de Çin kültürüne büyük bir ilgi var. Çince öğrenenlerin sayısı artıyor, daha çok Çinli turist ülkemizi ziyaret ediyor.

    Bu sene Çin'de Türk Kültür Yılı olmasını biz çok önemsiyoruz. Bu etkinlikler, burayla sınırlı kalmasın istiyoruz. Bundan sonrasını nasıl sürdürebiliriz, bunun üzerine de kafa yoracağız. Karşılıklı kültür merkezleri açmak için karar aldık. Birkaç teknik detay halledildikten sonra bunlar halledilmiş olacak. Dolayısıyla bu bir yıl bittikten sonra neler yapabiliriz diye de çalışıyoruz.

    -Oryantalist tercümeyi ortadan kaldırmalıyız-

    İki ülkenin, birbirini Batılı kaynaklar üzerinden tanıdığını söylediniz. Bunu ayrı bir soru olarak açmak istiyorum; Batılı kaynaklar üzerinden Türkiye Çin'i, Çin Türkiye'yi tanıyor ve bu da zaman zaman yanlış anlaşılmalara yol açabiliyor. Bu anlamda da Çin Uluslararası Radyosu Türkçe Servisi belki çok büyük bir boşluğu kapatıyor. Neler yapılabilir bu eksikliği gidermek için?

    Medya alanında, üniversiteler arasında, aydınlarımız arasında işbirliğini daha çok artırmak lazım. Parlamentolararası Dostluk Grubu var ama bu siyasi temas yeterli değil. Bunun başka kanallarla desteklenmesi lazım. Dediğim gibi, aradaki oryantalist tercümeyi ortadan kaldırmak lazım. İki taraf da dolaylı şekilde birbirini öğreniyor. Halbuki Türkler ile Çinliler arasındaki ilişki, bugün bizim tarihimizi yazan Batılı devletlerin tarihinden çok daha eski bir ilişki. Bu bağlamda, doğrudan ortak tarihimizi yazmayla ilgili bazı çalışmalar yapılabilir. Türk ve Çin kültürlerinin nasıl birbirini etkilediğini, açılış gösterisinde hep beraber göreceğiz. Bu başka alanlara da yayılabilir. Gelmemiz gereken nokta, gençlerin birbirini daha iyi tanımasına yol açacak kültürel etkinlikleri artırmaktır.

1234...>

Takvim

Haberler:
Son Dakika Türkiye Çin Dünya Çin - Türkiye
Ekonomi:
Son Haberler Çin Ekonomisi Türkiye Ekonomisi Dünya Ekonomisi Fuarlar Gündem
Turizm:
Gezelim Görelim Seyahat Defteri Yöresel Lezzetler Seyahat Mito
Kültür ve Yaşam:
Sağlık Çin - Türkiye Çin Sineması Biliyor Musun Bilmiyor Musun Röportaj
yoresel:
Güncel Etnik Kültür Kültür Mirasları Yöresel Lezzetler
Çince Öğretimi:
Çince Hakkında Temel Bilgiler Hem Eğlenin Hem Öğrenin Atasözleri ve Deyimler Şiirler Günlük Çince Konuşmaları
China TV:
Kültür Merhaba Çin
Web Radyo:
Gündem Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Haftasonu
Galeri:
Çin Dünya Moda Seyahat Spor